







|
|

Gazi Orman
Çiftliği'nde traktör kullanırken,
14 Temmuz 1923
Tarım
Reformu
Tarım
ürünlerinin I. Dünya Savaşı'ndan önce, Türkiye'nin ulusal
gelirindeki payı % 54'tür. Ancak tarım tamamen ilkel üretim
metotlarına dayandığı için rekolte ve verim oldukça düşüktür.
Bu dönemdeki nüfusun % 80'nin kırsal bölgelerde yaşadığı,
tarım ve hayvancılıkla geçimlerini sürdürdükleri bilinmektedir.
Diğer bir hakikat de bu gruba giren insanların sayıca çoğunluğu
oluşturmalarına rağmen ülkenin siyasi, sosyal ve ekonomik
yaşamında hiçbir söz sahibi olmamalarıdır. Halkın bu bölümü
daha ziyade fakirliğin getirdiği sorunlarla mücadele etmektedir.
Gazi
Orman Çiftliği'nde ilk ürünleri incelerken, 1925
|
Mustafa Kemal,
sözü edilen olumsuzluklara set çekmiş, köylüyü Türkiye'nin gerçek
sahibi olarak tanımlamıştır. Onun önderliğinde köylünün durumunun
bir an önce iyileştirilmesi, modern tarıma geçilmesi, çağdaş üretim
tekniklerinin uygulanması yönünde önemli adımlar atılmıştır. Son model
tarım makinaları ithal edilerek yurda getirilmiştir. Köylü hem maddi
olarak desteklenmiş, hem de teknik araç ve gereçlerle donatılmıştır.
Tarım kooperatifleri de tarımın gelişmesinde ve köylünün eğitilmesinde
lokomotif görevini üstlenmişlerdir.
|
Gazi
Orman Çiftliği'nde bir işçinin gösterdiği mahsulü incelerken,
4 Temmuz 1925
|
"Türkiye'nin
sahibi ve efendisi kimdir? Bunun cevabını derhal birlikte
verelim: Türkiye'nin hakiki sahibi ve efendisi, hakiki üretici
olan köylüdür. O halde, herkesten daha çok refah, saadet ve
servete hak kazanan ve layık olan köylüdür. Binaenaleyh Türkiye
Büyük Millet Meclisi Hükümetinin iktisat siyaseti bu temel
gayeyi gerçekleţtirmeye yönelmiţtir." (Atatürk'ün
Söylev ve Demeçleri, Cilt I, s. 225)
"Tarım
kredi kooperatiflerinin az zamanda bütün yurdu kaplamasını,
başarıcı gayretinizden bekliyoruz." (Atatürk'ün Tamim, Telgraf
ve Beyannameleri, s. 576)
.Bunu da
beyan edeyim ki Türk milletinin son senelerde gösterdiği harikaların,
yaptığı siyasi ve sosyal inkılapların hakiki sahibi kendisidir.
Sizsiniz. Milletimizde bu istidat ve tekamül mevcut olmasaydı, onu
yaratmaya hiçbir kuvvet ve kudret yetemezdi.".
Atatürk'ün Söylev
ve Demeçleri, Cilt II, s.214
|