BÖLÜMLER    
Çağdaşlaşma Reformları  
Kültür Reformu
Medeniyet Yolundaki Rehberimiz: İlim  
Atatürk’ün Sanat Görüşü
Ekonomik Kalkınma  
Atatürk’ün Edebiyat Görüşü
Sanayileşme Hamlesi  
Basının İlerlemedeki Rolü
Ulaşımdaki Gelişmeler  
Hukuk Reformu
Tarım Reformu  
Kadının Toplumsal Yaşamdaki Yerini Alması
Milli Harp Sanayiinin Kurulması  
Atamızın Vasiyeti
Eğitim Seferberliği  
Atatürkçülüğe Sarılmak
       

 



Eskişehir'de Hava Kuvvetleri'nin uçuş tatbikatını izlerken,
9 Haziran 1936

Milli Harp Sanayiinin Kurulması

Türk Ordusu, Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti'nin koruyucusudur; Büyük Önder'in mirası olan modern Türkiye'nin ve onun devrimlerinin güvencesidir. Mustafa Kemal bunlara ek olarak, ordunun önemli bir görevine daha işaret eder. Türk Ordusu onun ifadesiyle, ekonomik, kültürel ve sosyal reformların takipçisi olacak nesilleri yetiştiren büyük bir okuldur:


Harp Akademileri tatbikatında,
27 Mayıs 1936

"Ordumuz, Türk topraklarının ve Türkiye idealini tahakkuk ettirmek için sarf etmekte olduğumuz sistemli çalışmaların yenilmesi imkansız teminatıdır… Büyük milli disiplin okulu olan ordunun, ekonomik, kültürel, sosyal savaşlarımızda bize aynı zamanda en lüzumlu elemanları da yetiştiren büyük bir okul haline getirilmesine, ayrıca itina ve himmet edileceğine şüphem yoktur."
(Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I, s. 403)

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasından önce ülkede sanayileşme olmadığı gibi, ordunun ihtiyacını karşılayacak silahları üretecek tesisler de yoktu. Ordunun geçmişten devraldıkları silahlar oldukça yetersizdi, modern çağın gereksinimlerine uygun düzeyde de değildi. Elbette böyle bir durum kabul edilemezdi. Atatürk bu duruma müdahale ederek, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyacı olan silah, araç ve gereçleri Türk topraklarında üretecek sanayi tesislerinin temelini attı. Bu alandaki başarılı girişimlerin sonucunda Türk Ordusu, 20. yüzyılın söz sahibi orduları arasında yerini aldı.

Mustafa Kemal milli harp sanayiinin geliştirilmesi yolunda yapılan çalışmaları şöyle anlatır:

"Harp sanayii tesisatımızı daha ziyade geliştirmek ve genişletmek için alınan tedbirlere devam edilmeli ve endüstrileşme çalışmamızda da ordu ihtiyacı ayrıca göz önünde tutulmalıdır.

Bu yıl içinde denizaltı gemilerimizi memleketimizde yapmaya başladık.

Hava Kuvvetlerimiz için yapılmış olan üç yıllık program, büyük milletimizin yakın ve şuurlu alakasıyle, şimdiden başarılmış sayılabilir.

Bundan sonrası için, bütün uçaklarımızın ve motörlerimizin memleketimizde yapılması ve harp hava sanayiimizin de bu esasa göre inkişaf ettirilmesi gerekir. Hava Kuvvetlerinin aldığı ehemmiyeti göz önünde tutarak, bu mesaiyi planlaştırmak ve bu konuyu layık olduğu ehemmiyetle milletin nazarında canlı tutmak lazımdır." (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I, s. 403)






Bunu da beyan edeyim ki Türk milletinin son senelerde gösterdiği harikaların, yaptığı siyasi ve sosyal inkılapların hakiki sahibi kendisidir. Sizsiniz. Milletimizde bu istidat ve tekamül mevcut olmasaydı, onu yaratmaya hiçbir kuvvet ve kudret yetemezdi.".

Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II, s.214