Türk
Ordusu, Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda kurulmuş
Türkiye Cumhuriyeti'nin koruyucusudur; Büyük Önder'in mirası
olan modern Türkiye'nin ve onun devrimlerinin güvencesidir.
Mustafa Kemal bunlara ek olarak, ordunun önemli bir görevine
daha işaret eder. Türk Ordusu onun ifadesiyle, ekonomik, kültürel
ve sosyal reformların takipçisi olacak nesilleri yetiştiren
büyük bir okuldur:
Harp
Akademileri tatbikatında,
27 Mayıs 1936
"Ordumuz,
Türk topraklarının ve Türkiye idealini tahakkuk ettirmek için
sarf etmekte olduğumuz sistemli çalışmaların yenilmesi imkansız
teminatıdır… Büyük milli disiplin okulu olan ordunun, ekonomik,
kültürel, sosyal savaşlarımızda bize aynı zamanda en lüzumlu
elemanları da yetiştiren büyük bir okul haline getirilmesine,
ayrıca itina ve himmet edileceğine şüphem yoktur."
(Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I, s. 403)

Türkiye
Cumhuriyeti'nin kurulmasından önce ülkede sanayileşme olmadığı
gibi, ordunun ihtiyacını karşılayacak silahları üretecek tesisler
de yoktu. Ordunun geçmişten devraldıkları silahlar oldukça
yetersizdi, modern çağın gereksinimlerine uygun düzeyde de
değildi. Elbette böyle bir durum kabul edilemezdi. Atatürk
bu duruma müdahale ederek, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyacı
olan silah, araç ve gereçleri Türk topraklarında üretecek
sanayi tesislerinin temelini attı. Bu alandaki başarılı girişimlerin
sonucunda Türk Ordusu, 20. yüzyılın söz sahibi orduları arasında
yerini aldı.
Mustafa
Kemal milli harp sanayiinin geliştirilmesi yolunda yapılan
çalışmaları şöyle anlatır:
"Harp
sanayii tesisatımızı daha ziyade geliştirmek ve genişletmek
için alınan tedbirlere devam edilmeli ve endüstrileşme
çalışmamızda da ordu ihtiyacı ayrıca göz önünde tutulmalıdır.
Bu
yıl içinde denizaltı gemilerimizi memleketimizde yapmaya
başladık.
Hava
Kuvvetlerimiz için yapılmış olan üç yıllık program,
büyük milletimizin yakın ve şuurlu alakasıyle, şimdiden
başarılmış sayılabilir.
Bundan
sonrası için, bütün uçaklarımızın ve motörlerimizin memleketimizde
yapılması ve harp hava sanayiimizin de bu esasa göre inkişaf
ettirilmesi gerekir. Hava Kuvvetlerinin aldığı ehemmiyeti
göz önünde tutarak, bu mesaiyi planlaştırmak ve bu konuyu
layık olduğu ehemmiyetle milletin nazarında canlı tutmak
lazımdır." (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I, s.
403)