Atatürk,
Türkiye Cumhuriyeti'ni kurarken aynı zamanda her alanda medeni
bir toplum meydana getirmiştir. Her biri köklü bir devrim olan
çağdaşlaşma hamleleri onun önderliğinde, tarihte eşine az rastlanır
bir başarı ve süratle gerçekleştirilmiştir. Sosyal, siyasal, ekonomik
reformlar ülkenin gelişmesine set çeken kurumları ve düşünce sistemlerini
birer birer ortadan kaldırmıştır. Böylece dünyanın gelişmekte
olan ülkeleri için örnek bir model teşkil eden, çağdaş, dinamik
ve yeniliğe açık bir toplum meydana getirilmiştir.
Geçmişte
olduğu gibi, günümüzde ve gelecekte de karşımıza çıkacak sorunların
çözümleri Atatürk ilkelerinin özünde mevcuttur. Unutulmamalıdır
ki Türkiye'yi daha ileriye taşıyacak, hızla değişen dünyanın önde
gelen toplumları arasındaki konumunu sağlamlaştıracak olan atılımlar
Atatürkçülüğe candan sarılmakla gerçekleştirilebilir. Bu büyük
görev her vatanseverin yerine getirmesi gereken bir yükümlülüktür.
Bunu da
beyan edeyim ki Türk milletinin son senelerde gösterdiği harikaların,
yaptığı siyasi ve sosyal inkılapların hakiki sahibi kendisidir.
Sizsiniz. Milletimizde bu istidat ve tekamül mevcut olmasaydı,
onu yaratmaya hiçbir kuvvet ve kudret yetemezdi."
Atatürk'ün Söylev
ve Demeçleri, Cilt II, s.214