İnsanın
kimliğini belirleyen en önemli unsurların başında hiç şüphesiz
kişinin hangi milletten olduğu gelir. Bu durum siyasi anlamda
olsun kültürel anlamda olsun dünyada bizi temsil edecek tek
unsurdur. Bazen siyasi topluluklar bazen de bireyler zamanı
geldiğinde ülkelerini dünyada temsil ederler. İşte, o zaman
ne mesleki bağlar, ne aile bağları, ne de etnik bağlar önemli
olur. İlk sırada devlet ve millet unsurları bulunur.
Dünya
üzerinde hangi alan olursa olsun adımız, mensubu olduğumuz
milletimizle anılır. Fransız, Amerikan, Alman veya Türk gibi.
Fakat insan günlük hayat içinde bunu pek de hatırlamaz. Özellikle,
kendi devletinin sınırları içinde yaşıyorsa. Belki de, o devletin
yurt dışında yaşayan vatandaşları bunun daha çok farkına varabilirler.
Çünkü eğer Amerika'da yaşıyorsa temsil ettiği azınlık olarak
“Türk” diye anılacaktır.
Milletin
önemini farkettiren bir diğer etken de ülkemizin yurt dışında
kazandığı herhangi bir başarısından sonra gazetelerde ya da
diğer basında ülkemizin adının geçmesidir. Kazanılan başarı
her ne olursa olsun ya da her kim tarafından kazanılmış olursa
olsun “Türk'' sıfatıyla anılacaktır.
Ülkemiz
yalnızca iyi günlerde değil, her zaman bizim ülkemizdir. Bu
yüzden onu ileri götürmeyi ve değerlerimizi koruma şevkini
her zaman içimizde bulundurmamız gerekir. Bize kimlik kazandıran
ve aynı kültürü paylaştığımız insanlarla bizi özgür olarak
birarada tutan devletin önemi gerçekten büyüktür. Gerek kendi
tarihimize gerekse dünyadaki çeşitli ulusların tarihine baktığımızda
kendilerine kimlik edinmek isteyen ve özgürlüğüne kavuşmak
için savaşan birçok azınlığın bulunduğunu görürüz.
Bizler de özgürlüğümüz ve milli beraberliğimiz için Atatürk'ün
önderliğinde çok savaşlar vermiş bir milletiz. Bugün geldiğimiz
noktaya hiç şüphesiz Ulu Önder Atatürk'ün sayesinde geldik.
O, zekası ve kararlılığıyla Türk Milletinin şanlı tarihine
yeni zaferler eklemesine önderlik etmiştir. Günümüzde de her
Türk gencinin onu örnek alması, onun önem verdiği ve dikkat
çektiği noktalara titizlikle
eğilmesi
gerekir. Bunun için de öncelikle Atatürk'ü anlamaya çalışmalı,
onun hayatına bakıp neler yaptığını ve nelere özellikle önem
verdiğini bilmeliyiz. Atatürk'ün önemli bulduğu konuları anlamada
bize en çok yardımcı olacak şey onun sözleridir.
Bir
sözünde, Ulu Önder Atatürk, “Ben yaşayabilmek için mutlaka
müstakil bir milletin evladı kalmalıyım. Milli istiklal bence
bir hayat meselesidir” der. Açıkça anlaşıldığı gibi Atatürk'e
göre bir devletin devlet olabilmesi için herşeyden önce bağımsızlığını
elde etmesi gerekir. Bağımsızlığını kazanmış bir milletin
ardından kendini geliştirmesi gereken bir devlet ortaya çıkar.
Bu aşamada da Atatürk'ün titizlikle üzerinde durduğu şey,
milletin gelişirken ve yeni kültürler kazanırken diğer devletlerin
kültür yapılarının içinde kaybolmamasıdır. Çünkü kendi benliğini
yitirmeye başlamış bir devlet, başka devletlerin boyunduruğuna
girme tehlikesiyle karşı karşıya demektir. Bu nedenle, Atatürk'ün
böyle bir durumdan korunmak için aldığı önlemler, milli değerlerimizin
korunması yönünde olmuştur.
Öte
yandan, yaşadığımız şu dönemde, milletler, milli ve manevi
değerlerini büyük ölçüde kaybetmektedir. Türk gençlerine düşen
görev, kaybolmaya başlayan milli ve manevi değerlere sahip
çıkarak atalarının yaptığı gibi tüm uluslara önderlik etmektir.
İnsanlığı aydınlık yarınlara taşıyacak bu güç ve dirayet herkesten
ziyade ve belki de sadece Türk gençlerinin “damarlarındaki
asil kanda mevcuttur”. Zira Türk gençleri, insanlığı yücelten
değerlere ve maneviyata samimiyet ve içtenlikle bağlı, hiçbir
karşılık beklemeksizin vatanı ve milleti için canını vermiş
bir ecdadın torunlarıdır.
Yüce
Türk Milleti, dünya tarihine yön veren büyük medeniyetler
kurmuş köklü bir millettir. 5000 yıldır hiçbir milletin boyunduruğu
altına girmeden varlığını sürdüren Türk Milletinin şanlı tarihi
milli ve manevi değerlere bağlılığın izlerini taşır.
Zira,
milli birlik ve beraberlik, milli değerlerin etrafında şekillenir.
Bir milletin diline, dinine, kültürüne, tarihine, bayrağına
ve yüksek ahlak ölçülerine bağlılığı, o milletin milli birlik
ve beraberliğini güçlendirir.
Milli kültürün
her çığırda açılarak
yükselmesini,
Türkiye Cumhuriyeti'nin temel dileği olarak temin edeceğiz.
Mustafa Kemal
Atatürk, 1932