KÜLTÜREL
MİRASIMIZ

Tarihe
Yön Veren Türk
Kahramanlığı
“Türkiye
Cumhuriyeti'nin temeli
Türk
kahramanlığı ve Türk kültürüdür.”
-
M. Kemal Atatürk -
Uzun
bir geçmişe sahip olan Türk tarihine baktığımızda, kazanılan
tüm zaferlerin, tüm başarıların ve bu zaferlere imza atan
tüm insanların temel özelliklerinin kahramanlık ve cesaret
olduğunu görürüz. Bu iki unsur adeta Türk insanının bir parçası
haline gelmiştir. Tarihte cesaretiyle zamanın yüksek medeniyetlerine
korku salmış ve onları boyunduruğu altına almış sayısız devlet
adamlarımız, padişahlarımız, hakanlarımız bulunmaktadır.
Gerçekten
de tarihimiz, Türk Milletinin binyıllardır hiçbir devletin
boyunduruğu altına girmeden, bağımsız olarak yaşamasını sağlayan
kahramanlık örnekleriyle doludur. Türkler, kıvrak zekaları
ve cesaretlerini gösteren birçok kahramanlık destanı yazmışlardır.
Atalarımızın başarıdan başarıya koşmasını sağlayan bu güzel
nitelikler, bugünkü özgür ve demokratik Türk Devleti'nin sağlam
temeller üzerine oturmasını sağlamıştır. Bu da bize kahramanlığın
ve cesaretin başarılı insanların temel özellikleri olduğunu
göstermektedir. Bir millete mensup her bireyin, özellikle
gençlerinin, bu özelliklere sahip olması demek kahramanlığın
ve cesaretin milletin belirleyici bir özelliği haline gelmesi
demektir. Gerçekten de bu iki özellik Türk insanını tüm dünyada
temsil eder hale gelmiş ve böylece milli değerlerimiz arasında
önemli bir yer edinmiştir. Biz de günümüz Türk gençlerini
temsil eden bireyler olarak atalarımızı örnek almalı, bu değerleri
korumalı ve hatta daha da yüceltmeliyiz.
Tüm
bunlardan başka kararlı olmak da bir millet için vazgeçilmez
özelliklerden biridir. Tarih boyunca Türk Milletinin karşısına
aşılması çok zor hatta bazen imkansız gibi görünen birçok
engel çıkmıştır. Eğer milletimiz bu zorlukları aşmak konusunda
kararlılık göstermeseydi, gerçekten de bugün bağımsız bir
devletimiz olmazdı. Çünkü her zorluk karşısında yılgınlık
ve umutsuzluk ortaya çıkardı. Sonunda da millet dağılır ve
her bir grup farklı devletlerin boyunduruğu altına girip Türk
benliğini yitirirdi. Oysa, Türk insanı bağımsız ve özgür bir
“devlet” olarak Türk topraklarında yaşamaya kararlıydı. İşte,
bu kararlılık bugün üzerinde yaşadığımız toprakların varlığına
temel teşkil etti.
Dahası,
kararlılık beraberinde yardımlaşmayı getirir. İnsanları üstün
bir mücadeleye yönlendirir. Atatürk'ün dediği gibi “Türk Milleti
milli birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir.”
Kararlılık, insanları aynı amaç üzerinde birleştirmiş ve milli
birlik şuuruyla tamamlanarak yardımlaşmayı, dolayısıyla gücü
artırmıştır.
"Vatanın
dahili ve harici herhangi bir tehlikede en
az fedakarlıkla en kısa zamanda kurtulması için yegane
çare, herhangi bir seferberlik davetine her vatandaşın,
derhal bir an kaybetmeksizin icabet etmesidir."
Atatürk'ün
yukarıda belirttiği gibi, fedakarlık ülkenin bağımsız bütünlüğünü
korumada önemli bir unsurdur. Örneğin, Türk Milletinin Kurtuluş
Savaşı'nı kazanmasında halkın fedakar ve çalışkan olmasının
etkisi çok büyüktür. O yıllara baktığımızda kadın, çocuk,
yaşlı, genç herkesin fedakarca, cephelerde elinden geleni
yaptığını görürüz.
Türk
insanının kişiliğini incelerken karşımıza çıkan en keskin
özelliklerden biri de hiç kuşkusuz güvenilir olmasıdır. Bu,
özellikle Ulu Önder Atatürk'ün kişiliğinde açık bir şekilde
göze çarpar. Öyle güvenilir bir liderdir ki, bütün bir milleti
peşinden sürüklemeyi başarmıştır. Halkın güveninin boş olmadığını,
her seferinde daha büyük bir başarıya imza atarak kanıtlamıştır.
Bu tartışmasız gerçek günümüzde de hala bilinmekte ve takdir
edilmektedir.
Sonuç
olarak, güvenilirlik bir lider vasfıdır. İşte, Türk gençleri,
yıllarca büyük medeniyetlere hükmetmiş ve liderlik yapmış
olan bir milletin evlatlarıdır. Türk Milleti, adaletten hiç
taviz vermeyen, güvenilir bir millet olduğu için tarihte bir
çok ulus, dilleri, dinleri, kültürleri farklı olsa bile Türk
Milletine tabi oldu. Öyle ki, sonunda bu faziletler bizim
milli kültürümüzün bir parçası haline geldi. Artık Türk gençlerine
düşen, bu milli ve kültürel değerlerimize sahip çıkmaktır.

Milli kültürün
her çığırda açılarak
yükselmesini,
Türkiye Cumhuriyeti'nin temel dileği olarak temin edeceğiz.
Mustafa Kemal
Atatürk, 1932
|